2 Mayıs 2017 Salı

Öğretmen Nasıl Olmalı?

    İlgili resim

     Size gerçek bir olay anlatmak istiyorum sevgili okuyucular. Bundan tamı tamına 7 yıl önce bir otobüsteyim. İlçeden şehre yolcu taşıyan otobüsler bunlar, küçük servis arabaları. Her neyse, yanıma bir kadın oturdu. Az gittik uz gittik, laf lafı açtı diyelim. 45-50 yaşlarında hafif toplu, kıvırcık saçlı bir teyzemiz bana bazı sorular yöneltti. Öğrenci misin? -Evet öğrenciyim. Lise mi? -Kaçıncı sınıf? -Evet, lise 2. Güzel, bölümün ne? İşte dram burada başlıyor.

16 Mart 2017 Perşembe

Gariptos

Upuzun gövdeleri ve uzun ince yapraklarıyla garipti gariptoslar. Hem bir aradaydılar hem de yalnızdılar, dalları birbirine girmişti ama gövdeleri birbirine uzaktı. Ağacın altına gidip kafamı kaldırdığım zaman başım dönerdi, çok uzun ve heybetliydiler. Hafiften bir rüzgar eserdi de saçlarım gözümün önüne gelirdi, küçücük bir kızdım belki de en fazla beş yaşındaydım. Gözümün önüne gelen saçları kulağımın arkasına koymakla uğraşırdım.

18 Şubat 2017 Cumartesi

Gözlemlerimiz ve Hayatımıza Etkileri

     Biz insanoğlu doğamız gereği insanlarla iç içeyiz. Kendimizi dış dünyaya kapatmak istesek de bu biraz imkansızdır. Dışarıyla bağlantı kuran insan bir gün içinde sayısız insanla karşılaşır, yüzlerce davranış görür, farklı olaylarla karşılaşır. Bunlara ister istemez tanık olur ve bunun sonucunda da bilinçli ya da bilinçsiz olmak üzere bir fikre sahip olur. Çoğu zaman bunu habersizce ve otomatik olarak yapar. Mesela otobüste yaşlı birine yer vermeyen genci yerici bir bakış ile izleyebilir ve bundan habersiz olabilirsiniz, olaylar bir anda adeta refleksif olarak gelişmiştir, yani "eleştiri yapma üzerine düşünme" fırsatı dahi bulmamışsınızdır.

9 Şubat 2017 Perşembe

Kabullenmek(!)

kabullenmek ile ilgili görsel sonucu
Size acı ve keder veren bir şeyi kabullenmek ne kadar zamanınızı alır? Bakın unutmak demiyorum, çünkü bu mümkün olan bir şey değil, benim kastettiğim bu olguya alışmak, onunla barışık yaşamaya başlamak yani onu kabullenmek. Başka bir anlamda ise olguyu göz ardı etmeden tüm iyi ve kötü yanlarını masaya yatırıp düşünmek, bunları bilmek ve bunun geçmişte kaldığına inanarak daha doğrusu değiştirilemez olduğunu kabul ederek yaşamını sürdürmektir. Bu şuraya yazıp anlattığım kadar kolay değil maalesef. Bazen aylarımızı, belki de yıllarımızı alır. İlk başta bir şok evresi vardır, henüz olay yenidir ve sürekli onunla ilgili pişmanlık ya da üzüntü beyninizi kemirir. Burada değil olguyu kabullenmek olguya alışmayı dahi aklınızdan geçirmezsiniz, ki doğal olan da budur.

8 Şubat 2017 Çarşamba

Bir Akşam Vakti

tren manzara ile ilgili görsel sonucu
Bir trenin düdüğü çalıyor uzun uzun,
Uzak diyarlara ben geliyorum dercesine,
Karşıdaki dağların karları bizi selamlıyor,
Oysa burada güneş yüzümü yakıyor,
Manzara sık sık değişiyor,
Kimi tepelerin ardında evlerin ışıkları yanıyor,
Ağaçlar ufacık bir rüzgarda sallanıyor,
Bacalarından duman tüten evlerde kim bilir kimler yaşıyor,
Koyu bir sohbet öncesi soba üzerinde çay kaynıyor,
Biz ise bu koca kalabalık içinde yalnızız...

23 Ocak 2017 Pazartesi

Seeking

Like a little fish in the ocean or like a big carterpillar in the forest, I'm headed to my way. I don't really know where to go, what to do, but I do learn on my own. Sometimes the waves show me the way, sometimes the winds do. I believe in my instincts, they lead me to the right path. The world outside is dangerous, I know. I had to find my secure place, a place that I can live there happily forever. Is there a place like this

27 Aralık 2016 Salı

Yorgun Kelimeler Anlatıyor

Sen hiç bir zaman bilmedin, bilmeyeceksin de içimde kopan fırtınaları, denizimdeki dalgaları, sahilim kumdan mı yoksa çakıldan mı? Sen hiç bana kulaç attın mı ki? Yüzmekten korktun hep, yüzmeyi severdin oysa ki... Ne desem ne kadar anlatsam olmaz, yetmez, yetmeyecek de. Yazınca rahatlarım sanıyordum hep ve oluyordu da, ilk kez yazmak bile ümit vermiyor bana.

20 Aralık 2016 Salı

İçindeki Buzu Eritmek

İçindeki buzu erit, çünkü donuyorsun, donduruyorsun. Kime bu nefretin, kime bu öfken? Neye kızdın bu kadar? Hayat senden neleri aldı da taşa döndün? Herkes düşmanın mı senin? İnsanları sevmek bu kadar zor mu? Hır gür içinde mi yaşamak istersin yoksa her yerde açsın mı sevgi çiçekleri?